4. Türkiye Gitar Buluşması ve Bilkent Gitar Günleri

Posted by | Posted in Kültür - Sanat (haberler) | Posted on 06-06-2010

Proje: Klasik Gitar Derneği / Kağan Korad

Ev Sahibi: Bilkent Üniversitesi

Organizasyon: Bilkent Üniversitesi, Klasik Gitar Derneği, Bilkent Klasik Gitar Kulübü

Tarih: 6-7-8-9 Temmuz 2010 ( 5 Temmuz Pazartesi öğleden sonra giriş, 10 Temmuz-Cumartesi sabah çıkış )

Yer: Bilkent Üniversitesi / Merkez Kampus

Genel Koordinatör: Kağan Korad – korad@bilkent.edu.tr

Koordinatör: Uğur Satılmış – ugursa@ug.bilkent.edu.tr

Gitara başladığım yıllarda Türkiye’deki az sayıdaki gitarist ve gitar öğrencisi birbirinden kopuk neredeyse habersiz bir atmosferde çalışmalarını sürdürürdü. Oysa bizler diğerlerini merak eder, tanışmak ve olabilirse yararlanmak isterdik. Gitar Buluşması fikri ve hayali de işte buradan doğdu. Ana fikri tanışmak ve yakınlaşmak olacak etkinliğin, bunu sadece konserler, dersler veya seminerlerle değil, bir kamp ortamının sıcaklığında sohbetlerle, geçirilen hoş zamanlarla, kurulacak arkadaşlıklar sayesinde yapması benim hayalimdi. Ne mutluyum ki Gitar Buluşma’ları bu kısa tarihinde bu bağların oluşmasına bir katkı sağladı gibi gözüküyor. İşte bu yüzden gitar, arkadaşlık ve eğlenceyi bir arada sunmayı hedeflediğim Türkiye gitar buluşma’larının 4. sünü gerçekleştirebildiğim için mutluyum.

Bütün bu organizasyonlar hiç şüphesiz bana devam etme gücünü ve olanağını veren çok değerli katkılar olmasa hiç gerçekleşemezdi; Bu nedenle,

Her şeyden önce her yıl bu fikre destek vermek için gelen ve emekleriyle buluşmanın içini dolduran öğretmen ve konsertistlere sonsuz teşekkürler etmek istiyorum. Ardından da bu güne değin ev sahipliğini ve organizasyon desteğini üstlenen Üniversitelere, Mersin Üniversitesi ve özellikle daha önceki iki ve bu seneki 4. buluşmanın ev sahibi Bilkent Üniversitesine, çeşitli buluşmalarda benle beraber elini taşın altına sokmaya gönüllü olacak delilikteki yoldaşlarım; başta Kürşad Terci olmak üzere Hale Korucu, Can Erdoğan ve Uğur Satılmış’a, bu seneki destek ve katkıları olmasa buluşmayı gerçekleştiremeyeceğimiz “Bilkent Klasik Gitar Kulübü”ne ve tabi ki buluşmanın asıl varlık nedeni olan, katılımlarınızla asıl amacına ulaşmasını sağlayan siz gitarist ve gitar severlere sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

Kağan Korad

Read the rest of this entry »

27. Uluslararası Ankara Müzik Festivali

Posted by | Posted in Kültür - Sanat (haberler) | Posted on 07-04-2010

27. Uluslararası Ankara Müzik Festivali başladı!

6.4.2010 / TRT Haber (http://www.trt.net.tr/)

Müzik Festivali, Şef Erol Erdinç yönetimindeki Hacettepe Senfoni Orkestrası’nın Milli Eğitim Bakanlığı Şûra Salonu’nda verdiği konserle başladı. Orkestra, Nejat Başeğmezler’in uvertürünün dünyada ilk seslendirilişini gerçekleştirdi.

Ardısıra, orkestra, piyanoda Laure Favre Kahn ile Ravel’in sol major piyano konçertosunu seslendirdi. Orkestranın seslendirdiği diğer eser ise Çaykovski’nin 6. senfonisi idi.

Müzik Festivali kapsamında bugün (06.04.2010), piyanist Laure Favre Kahn’ın Piyano Resitali var. Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nde saat 20.30’da başlayacak resitalde, sanatçı, Ravel’in Ölü Bir Prenses için, Pavan’ı, Hahn’ın 1. valsi, Debussy’nin 3 prelüdü, Bizet’nin Arlesienne’i ve Chopin’den polonez, mazurka, vals ve prelüdlerini sunacak.

27. Uluslararası Ankara Müzik Festivali’nde yarın (07.04.2010), Türkiye Polifonik Korolar Derneği Korosu, değişik Türk ve yabancı sanatçılardan derlenen eserleri Milil Eğitim Bakanlığı Şûra salonunda şef Mustafa Apaydın yönetiminde seslendirecek.

Festival; Fransız Barok Orkestrası, A Little Nightmare Music Topluluğu, İncesaz ve Saule & The Madrix müzik toplulukları ile çeşitli toplulukların konserleri ve gösterileriyle devam edecek.

Festival, 30 Nisan Cuma, Bilkent Senfoni Orkestrası konseri ile sona erecek.

Festival ile ilgili ayrıntılı bilgi ve etkinliklerle ilgili bilet almak almak isteyenler için:

http://www.ankarafestival.com/

http://www.andmuzikvakfi.com/tr/festival/index.html

Korkuyu Beklerken

Posted by | Posted in Kültür - Sanat (haberler) | Posted on 30-08-2009

Ankaralılar!

“Tatil döneminde nerede tiyatroya gidebilirim ki?” diye hiiiç düşünmeden; 6 Eylül Pazar akşamı (20.00) Öteki Tiyatro’da bize katılın, derim. :)

Korkuyu Beklerken / Oğuz ATAY 

“Bizim ilk günahımız belki de budur. Kapalı sistem yaratıklarının dış dünyaya karşı beslediği korkudur. Yaşama korkusudur. Fütuhat da, herkese ve her şeye boyun eğdirerek bu korkudan kurtulma çabasıdır. Dünyayı bir savaş alanına çevirdikten sonra, her yandan düşman saldırısı bekleyenlerin korkusudur. Bir şehire kapanıp, bütün ülkenin saldırısını bekleyen sarayın korkusudur bu. Sarayı kaleye çevirenlerin korkusudur. Kardeşleri tarafından öldürülmeyi bekleyen sarayın korkusudur. Her davranışın devlete yöneldiğini sanan paranoyak yöneticilerin korkusudur. Kültür korkusudur. Matbaadan, şiirden, resimden, felsefeden, hatta dinden korkmaktır bu. Halk Partisi’nin Köy Enstitülerinden korkmasıdır; Demokrat Partinin modern resimden korkmasıdır. Bazı solcuların modern edebiyattan, modern sanattan korkmasıdır. Halkın içinde sivrilen esnafın, eşrafın, mollanın halktan korkmasıdır. Korkunun sonu yabancılaşmadır. Yeni yazarların kelimeler icad ederek azınlık olma telaşıdır, toplumsal sorunlara eğilerek kendini tanıma korkusudur. Kavram kargaşası yaratarak temel kavramlardan uzaklaşma çabasıdır.

Temel kavramların onu bir hiçe indireceği korkusudur. Korku ortadan kalkarsa postunu kaybedeceğinden korkan tekke şeyhinin korkusudur. Bunun için müeyyideler gevşektir. Herkes korkmalıdır ama ceza da uygulanmamalıdır. Müeyyideler hayatı zehir edecek kadar korkutmalıdır ama isyan ettirecek kadar kesin olmamalıdır. Neyin ne olduğu, hangi suçun cezası ne kadar olduğu bilinmemelidir. Fakat herkes her an, suç işlediği halde kendisine taviz verildiğini hissettiği için başı önünde dolaşır insanımız. Bizim ilk günahımız budur cezalandırılmayan küçük günahların toplamı. Hoşgörümüz de budur. Ayrıca devlet de aynı suçluluk duygusu içinde müeyyideleri uygulamaz. Bu bakımdan bağışlayıcıdır. Karşılıklı bir oyundur bu. Bağışlanmayan tek suç, bu oyunu fark etmek, bu oyuna karşı çıkmaktır. Gerçeği aramaktır. Bilim bunun için tehlikelidir, felsefe bunun için tehlikelidir, deneme bunun için tehlikelidir, roman ve hikaye bunun için tehlikelidir. Belirli kalıplar içinde kalan şiir bunun için tehlikesizdir. Taklitçi olmayan Batıcılık bunun için tehlikelidir. Gerçeği arayan Doğu bunun için tehlikelidir.

OĞUZ ATAY – Günlük – 25 mart 1974

Sorun ‘bulma’, ‘yazma’ ve özellikle de ‘yaratma’ sorunu değildi, sorun ‘olanı fark etme’, ‘olanda derinleşme’ sorunuydu… yeni bir şey değildi aradığım… yeni bir şey de yoktu sanırım… bu noktada ‘oyunlaştırma’ ve ‘yeniden anlatma’ nın benim algıma, beklentilerime daha uygun olduğunu düşünmeye başladım… daha ne kaldı diyerek kendi içime döndüğümü hatırlıyorum… bilebildiğim kadarıyla işte her şey bitmişti…  karahüseyinoğlu, murat Read the rest of this entry »

Klasik festivali

Posted by | Posted in Kültür - Sanat (haberler) | Posted on 31-03-2009

Ankara’nın klasik festivali başlıyor!

Hacettepe Senfoni Orkestrası’nın konseriyle 4 Nisan gecesi başlayacak 26. Uluslararası Ankara Müzik Festivali, 30 Nisan Perşembe gecesi Zagreb Philharmonic konseriyle son bulacak. Konserin şefi de solisti de ünlü sanatçı Shlomo Mintz

 

 

Açılışta Benyamin Sönmez  , kapanışta ise ünlü kemancı Shlomo Mintz çalacak.

ANKARA – Başketin bahar geleneği haline gelen Uluslararası Ankara Müzik Festivali bu sene 26. kez gerçekleşiyor. Sevda-Cenap And Müzik Vakfı’nın düzenlediği festival, 4-30 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek. Festivalde senfoni konserler, resitaller, müzikal ve dans gösterileri var. 4 Nisan gecesi saat 20.30’da gerçekleşecek Hacettepe Senfoni Orkestrası konserinde orkestrayı Erol Erdinç yönetecek. Konserin solisti ise çellist Benyamin Sönmez.
Festival sahnesinin en kalabalık konseri ise 6 Nisan gecesi. TSK Armoni Mızıkası Orkestrası, TRT Çok Sesli Korosu ile Ankara Devlet Opera ve Balesi Korosu (şef  Halil Aşık, koro şefi Elnara Kerimova) aynı sahneyi paylaşacaklar. Ertesi gün Leo Ferre şarkılarını içeren Sapho gecesi yine MEB Şura Salonu’nda gerçekleşecek. 8 Nisan’da ise Yıldız İbrahimova’nın konuk solist olarak katılacağı bir caz konseri var, Hırvat HGM Jazz Orchestra İbrahimova’ya eşlik edecek.
Festivalin dans gösterileri 9 Nisan Perşembe günü ritm ve dans topululuğu Sheketak ile, 24 Nisan Cuma günü akrobatik dans topluluğu Kataklo tarafından gerçekleştirilecek. Her iki gösteri de ‘neşeli ve eğlenceli’ birer akşam vaat ediyor.

Read the rest of this entry »

“Bergman ve Kadınlar” festivali…

Posted by | Posted in Kültür - Sanat (haberler) | Posted on 03-03-2009

Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali ile İsveç Büyükelçiliği’nin ortaklaşa düzenlediği ‘Bergman ve Kadınlar’ festivali 5-12 Mart tarihleri arasında Ankara’da Kızılırmak Sineması’nda yapılacak. Bilet fiyatlarının 6 Lira olacağı festivalde Bergman filmleri 35 mm’lik kopyalarla gösterilecek.

Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali ile İsveç Büyükelçiliği Ingmar Bergman filmlerinden oluşan mini bir festival düzenliyor. ‘Bergman ve Kadınlar’ adlı festivalde Bergman’ın kadın karakterler üzerine kurulu filmleri gösterilecek.


Ingmar Bergman

Kadın karakter yaratmaktaki hüneriyle tanınan İsveçli yönetmen Ingmar Bergman’ın 8 filminin yer alacağı gösterim programında, birbirinden farklı kadın öyküleri Ankara’da sinemaseverlerle buluşacak.

5 Mart’ta, ‘Bekleyen Kadınlar’ın gösterimiyle başlayacak olan festivalde, Bergman sinemasında yer etmiş, sinema tarihinin en önemli kadın karakterlerinin bazılarını yaratmış filmlerden özel bir seçki sunulacak.

50’lerden 70’lere Bergman başyapıtları

 

Bergman filmografisinin 1950’lerden 1970 sonlarına uzanan döneminden seçilmiş filmler ise şöyle:

Erken Bergman sinemasının en tipik örneklerinden biri olan ve kadınların erkekler hakkındaki keskin gözlemlerini eğlenceli bir dille anlatan ‘Bekleyen Kadınlar’ (Secrets Of Women);

Jean-Luc Godard’ın “Yönetmenlerin en özgününün en özgün filmi” olarak tanımladığı ve Bergman’ın en erotik filmi sayılan ‘Monika’yla Geçen Yaz’ (Summer with Monika);

Bergman’ın kadın erkek ilişkilerine kendine has üslubuyla yaklaştığı ve 20. yüzyılın önemli yapımları arasında yer alan Kadın Düşleri (Dreams);

Cannes Film Festivali’nin dört oyuncusunu birden “en iyi kadın oyuncu ödülü”yle taçlandırdığı ‘Yaşamın Eşiğinde’ (Brink Of Life);

Bergman’ın ilk renkli filmi de olan ve gözde aktrislerini ışıltılı bir grup olarak bir araya getiren ‘Bütün Bu Kadınlardan Söz Etmeden…’ (Now About These Women…);

Kendisinden sonra sinemayı en çok etkilemiş ve hatta onu bizzat yaratmış olan filmlerden biri olan, Bibi Andersson ve Liv Ullmann’ın kusursuz oyunculuklarıyla hayat verdikleri Bergman başyapıtlarından ‘Persona’ (Persona);

Sinema yazarı Roger Ebert’in “rahatsız edici ve korkutucu” olarak tanımladığı, sinemada insan ruhunun görüntülerini canlandıran en önemli film sayılan ‘Çığlıklar ve Fısıltılar’ (Cries And Whispers);

Sven Nykvist’in yakın plan çekimlerinden oluşan olağanüstü görüntüleri yanında içtenliği ve tutkusuyla bütün duyularımızı esir alan öyküsü ve oyunculuklarıyla unutulmaz bir başyapıt olan ‘Güz Sonatı’ (Autumn Sonata). 

Bergman fotoğrafları

 

Festival kapsamında ayrıca, “Bergman’la Buluşma” başlıklı bir fotoğraf sergisi düzenlenecek. Sanatçı Ove Wallin’in 23 yıllık arşivinden seçtiği fotoğraflardan oluşan sergi, Bergman’ın sinema ve tiyatro çalışmalarından unutulmaz kareler içeriyor. Sergi 12 Mart’a kadar Kızılırmak Sineması’nın fuayesinde görülebilir.”

Ayrıntılı bilgi için:

http://festival.ucansupurge.org/index.php?option=com_content&task=view&id=852&Itemid=1

Erkeklik İstisnai Bir Durumdur…

Posted by | Posted in Kültür - Sanat (haberler) | Posted on 03-03-2009

TOG’un ileri sürdüğü bu anlamlı iddiayı desteklemek üzere 8 Mart‘ta Armada’dayız… :)

Siz de desteklemek isterseniz, ayrıntılı bilgiyi şu adresten edinebilirsiniz:

http://www.erkeklikistisnaibirdurumdur.com/

‘Hoşça kal’ Tahsin amca…

Posted by | Posted in Kültür - Sanat (haberler) | Posted on 19-02-2009

 

http://www.cnnturk.com/video/yasam/diger/2009/02/18/buyuk.usta.gazanfer.ozcani.kaybettik/11805/index.html Read the rest of this entry »

Sokrates’in Son Gecesi

Posted by | Posted in Kültür - Sanat (haberler) | Posted on 07-02-2009

‘Sokrates’in son gecesi’nden beri değişen bir şey yok!

Yasemin Bay

 

 

 

 

 

 

 

Metin Belgin’in yönettiği “Sokrates’in Son Gecesi” adlı oyun, ‘demokrasi, iktidar, savaş, adalet’ gibi kavramları sorguluyor. Belgin, “2400 yıldan bugüne dek hiçbir şeyin değişmediği gerçeği karşımıza çıkıyor” diyor.

İstanbul Devlet Tiyatroları, seyirci tarafından büyük beğeni toplayan “Sokrates’in Son Gecesi” adlı oyunla yeni sezona iddialı bir giriş yaptı. Sokrates’in ölüme mahkûm oluşunun ardından, hücresinde baldıran zehrini içmeye hazırlandığı son geceye odaklanan oyun, gerek konusu gerekse başarılı oyuncularıyla ilgi görmeye devam ediyor.
Stefan Tsanev’in yazdığı “Sokrates’in Son Gecesi”ni, Metin Belgin sahneliyor. Melek Baykal, Mustafa Uğurlu ve Mehmet Ali Kaptanlar’ın  rol aldığı oyunda, Sokrates’in gardiyanıyla demokrasi, iktidar, oligarşi, savaş, adalet gibi kavramları sorguladığı tartışması, eşinin gelmesiyle başka bir noktaya taşınıyor.  Read the rest of this entry »