Yaşam İlahisi (Salome’den…)

Posted by | Posted in Edebiyat - Felsefe | Posted on 30-07-2009

Gerçek bir dostun bir dostu sevdiği gibi                                               

Bilmece yaşam, seviyorum seni

İster güleyim ister ağlayayım seninle,

İster hüzün getir bana ister neşe.

 

Seni seviyorum, verdiğin acıyla da

Yine de mecbursan beni yıkmaya

Bir dostun bağrından kopar gibi

Çekeceğim senden kendimi.

 

Tüm gücümle sarılıyorum sana!

İstersen yak beni, seni muamma

Kavganın en ateşli anında bile

Yalnızca inebilirsin daha derinlerime.

 

Var olmak! Ve düşünmek! Bin yıllarca

Daha sıkı sar beni kollarınla

Eğer bana vereceğin mutluluğun kalmadıysa

Olsun! Başka acıların var ya…

Lou Andreas SALOME

Aslan Bakarak Öldürür

Posted by | Posted in Edebiyat - Felsefe | Posted on 11-04-2009

Koca Antonio eski çakmaklısıyla Amerikan Puması’na çok benzeyen bir dağ aslanı avlamıştı.. Deriyi gururla gösterdi bana, hiçbir delik yoktu üzerinde. “Tam gözünden.” dedi… “Aslan öteki hayvanlar güçsüz olduğu için güçlüdür. Aslan ötekilerin etini yiyerek yaşar, çünkü ötekiler aslanın kendilerini yemesine izin verir. Aslan pençeleri ya da dişleriyle öldürmez. Aslan bakarak öldürür. Önce yavaş yavaş ve sessizce yaklaşır çünkü ayaklarında sis vardır. Gürültü onu öldürür. Sonra sıçrar ve kurbanını bir hamlede pençesiyle alaşağı eder; gücünden çok, yarattığı şaşkınlıkla. Sonra bırakır ve kurbanını seyretmeye koyulur…

Zavallı hayvan oracıkta öyle, başka çaresi olmadığı için kendine bakan aslana bakmaktadır. Hayvancığın gördüğü artık kendisi değildir; aslanın bakışlarındaki görüntüsüne bakmakta, aslanın bakışlarında zayıf güçsüz hayvanı yani kendini görmektedir. Oysa hayvancık daha önce “Zayıf mıdır? Küçük müdür?” hiç düşünmemiştir. Ne küçük, ne güçsüz öyle sıradan bir hayvandır işte. Ama şimdi aslanın bakışında korkuyu görür. Gördüğünün görüldüğünü görünce de zayıf ve güçsüz olduğuna iyice ikna eder kendini ve aslanın bakışında gördüğü korkudan korkar. O zaman zavallı hayvancık başka hiçbir şeye bakamaz olur. Gecenin soğuğunda dağlarda nasıl kemiklerimiz tutulur, kıpırdayamazsak o da öyle kıpırdayamaz. Bırakır kendini, teslim olur. Gerisi aslana kalmıştır. İşte böyle öldürür aslan: Bakarak!..

Ancak öyle bir hayvan vardır ki aslanla karşılaştığında hiçbir şey olmamış gibi davranır. Aslan bir pençe atacak olsa tırmalayarak karşılık verir. Küçücüktür tırnakları ama acıtır ve epey kan akıtır. İşte bu hayvancık aslana fırsat tanımaz. Çünkü kendine bakana bakmaz… Kördür. Köstebek derler adına… Köstebek kör kalmış. Çünkü dışarı doğru bakmak yerine içeri, yüreğine doğru bakmış. Nerden gelmiş aklına bunu yapmak kimse bilmez. Ama bu bakış tanrılara özgü olduğundan, “Tanrılar kızıp onu sonsuza dek toprağın altında yaşamaya mahkum etmiş.” derler. Köstebekler toprağın altında yaşamaktan zerre kadar üzüntü duymazlar. Çünkü içeri doğru bakmayı sürdürmektedirler ve işte bu yüzden aslandan korkmazlar. Kendi yüreğine doğru bakan insanlar da böyledir, korkmazlar aslanlardan.”

Read the rest of this entry »

Bir adın kalmalı…

Posted by | Posted in Edebiyat - Felsefe | Posted on 24-03-2009

Hafta sonu “Sanatla Terapi ve Yaratıcılık” eğitimimizde Edebiyat modülüne başladık ve modülün usta buluşma kısmını Nuriye ERACAR’la geçirdik.

Nuriye Hanım, her birimiz için okumamız üzere şiir dağıttığında bana uzatılan şiirin benim için anlamı vardı. İlk gençlik çağlarıma götürdü beni okuduklarım; bir şiir olduğunu bile bilmezsen şarkıya dönüştürülmüş halini dinler de dinlerdim o zamanlarda, ergen melankolisiyle… ( :P ) Meğersem bu şarkının sözleri Ahmet Hamdi TANPINAR‘a aitmiş. Bunu öğrenmenin heyecanıyla parçayı şimdi tekrar tekrar dinliyorum; o zamanki melankolik hallerimi hatırladığım başka türlü bir melankoliyle… :D

Bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın peşinde kuvvet
Evet nihayet
Bir adın kalmalı geriye
Bir de o kahreden gurbet Read the rest of this entry »

Şiirkent

Posted by | Posted in Edebiyat - Felsefe | Posted on 20-03-2009

“Sevgili Şiir Dostları,

ŞİİRKENT‘e hoşgeldiniz . Bu güzel kentte, her evde ebediyete göç etmiş bir şairimiz yaşıyor. Evlerinin üzerini tıklayarak onların resimli şiirlerini, müzik eşliğinde izleyebilirsiniz. Aradığınız şairin olup olmadığını Muhtar’dan öğrenebilir, müzikten rahatsız olursanız, bilgisayarınızın sesini kısabilir ya da kapatabilirsiniz. Ruhları şad olsun…”

Çok hoş… :)

http://www.siirparki.com/siirkent.html

 

Az ve Öz…

Posted by | Posted in Edebiyat - Felsefe | Posted on 07-03-2009

 

“Elim oksijene mahkum,

Bu çok malum…

İtirazım yok yerçekimine

Beni her düşürdüğünde…

Seçeneksizim onlara karşı

Biliyorum.

Seninle birlikte olmayı seviyorum,

Ama oksijenim ol istemiyorum.

Olasılıkların, seçeneklerin içindeyim,

Bunu bilirken,

Seçeneksizim gibi yaşamaya

Gelemiyorum…”

A. Kadir ÖZER / İnsana Dair Az ve Öz…