07
Psikodinamik Açıdan SİYAH KUĞU
Yazar | Kategori Sinema | Tarih 07-01-2012
Arş. Gör. Fatma ARICI – Hacettepe Üniversitesi
Arş. Gör. Fatma Zehra ÜNLÜ – Orta Doğu Teknik Üniversitesi
Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bülteni, Aralık 2011, 2 (22), 22-23.
“…Bakire küçük kız, saf ve tatlı bir kuğunun bedenine hapsoluyor. Özgürlüğüne kavuşmaya çalışıyor. Ve büyüyü bozabilecek tek şey, gerçek aşk. Dileği yakışıklı bir prens tarafından gerçeğe dönüştürülecekken aşkını itiraf edemeden şehvetli kardeş Siyah Kuğu onu kandırıp prensin aklını çeliyor. Mahvolmuş haldeki Beyaz Kuğu bir tepeye tırmanıyor, kendini öldürüyor. Ve özgürlüğünü ölümün kollarında elde ediyor…”
Yaşam içgüdüleri ile ölüm içgüdülerinin birbirinin yerine geçmesini örnekleyen, temelini Freud’un “Yaşamın amacı ölümdür.” sözlerinde bulan bir öykü Beyaz/Siyah Kuğu’nun özgürlüğü! Masum, naif, kırılgan özellikleriyle annesinin belirlediği ahlaki ideallerle yaşamını şekillendiren küçük kız çocuğu Beyaz Kuğu’nun, kendini yok etme isteğinin (ölüm içgüdüsü) temel yaşam içgüdüleri (cinsellik, saldırganlık…) ile bütünleşerek yırtıcı, seksüel özellikleriyle genç kadın Siyah Kuğu’ya dönüşerek birey olması… Ancak bireyleşirken, iki zıt karakterin birbiriyle mücadelesinde yaşanan anksiyetenin artması nedeniyle kişiliğin, parçalanarak ve gerçekle bağını kopararak bir tepeden kendini bırakması… Nina’nın siyahı da beyazı da içselleştirmesi, iki renk arasında griyi bulamaması ve mükemmellik çabasıyla kendini sahne performansıyla eşlemesi…
Nina, New York’un bilinen bale topluluklarından birinde dans etmekte olan, yetenekli bir balerindir ve yeni sezonda yaşlanmış olması nedeniyle Kuğu Gölü’nün baş balerini Beth MacIntyre’ın yerine oyunda dans edecektir. Balenin öyküsüne uygun şekilde hem Beyaz Kuğu hem de Siyah Kuğu rollerini aynı anda üstlenecektir. Beyaz Kuğu’yu kendini ifade biçimine uygun bir şekilde rahatlıkla canlandırabilmekle birlikte, Siyah Kuğu arkadaşı Lily’nin ona göre daha kolay canlandırabildiği bir roldür. Nina, siyah bir kuğu gibi dans edebilmek uğruna Lily ile rekabet içindeyken kendi karanlık yönlerini tanıma ve içselleştirme çabası içine de girmektedir. Baleyi yöneten Thomas Leroy da Nina’nın “siyah” özelliklerini ortaya çıkacak şekilde pekiştiren, öykünün kusursuz prensidir. Küçük prenses Nina, ancak onu ve sahnede de seyircileri “baştan çıkararak” -mükemmelleştirdiği prens tarafından onaylanarak- özgürlüğüne kavuşacaktır (bir birey olacaktır).
Nina annesi Erica ile yaşamaktadır ve Erica, evle ilgili sorumluluklarını kariyerine tercih etmiş olan eski bir balerindir. Nina’nın hayatı ve balerinliği ile ilgili aşırı talepkar ve mükemmeliyetçi bir tutum sergileyen Erica, Nina’nın iyi bir performans göstermek için hiçbir zaman yeterli olmadığı inancını geliştirmesinde, devamlılığı olmayan bir onay peşine düşmesinde önemli bir temsildir. Nina’nın bireyleşme çabası da, annenin “12 yaşındaki güzel Nina’sı” rolünü reddetmesiyle başlamaktadır. Ancak, yaşamın ilk dönemlerinin kişiliğin şekillenmesindeki büyük rolü itibariyle, bu kontrollü ve kurallara uygun davranan küçük kız kimliği pek de kolay reddedilememektedir. Read the rest of this entry »


![57285_poster405[1]](http://www.fatmaarici.com/wp-content/57285_poster40511-300x200.jpg)



